gündem
herkesin kendini alkışladığı, fotoğraf çektirmek için sıraya girdiği, "en iyi ürün", "en iyi stand" gibi ödüllerin dağıtıldığı törenler.
çoğu zaman boş salona yapılan konuşmalar, bazen de çok niş bir konuya denk gelip gerçekten faydalı olabilecek sunumlar.
genelde bol bol fotoğraf çekilen, protokol konuşmalarının yapıldığı, aslında kimsenin dinlemediği ama katılmak zorunda kaldığı bir etkinlik.
ilk izlenim çok önemli. iyi tasarlanmış, dikkat çekici bir stand, potansiyel müşteriyi cezbeder.
çekmeyen, sürekli kopan, aşırı yavaş bir internet. sanki inadına kötü yapmışlar gibi.
fuara özel lansman fiyatları, sadece fuarda geçerli indirimler veya paketler. müşteriyi çekmenin en güzel yolu.
stantta boş boş oturan, telefonla oynayan değil, gerçekten müşteriye değer katacak, ürün hakkında bilgili eleman arayışı.
koca bir alanı birkaç günde sıfırdan kurup, bir günde tamamen sökmek... inanılmaz bir lojistik ve insan gücü gerektirir.
fuar alanındaki pahalı ve lezzetsiz yemeklere mahkum olmak veya dışarıdan sipariş verip soğuk yemeği yemek.
ingilizce bilen birini bulmak zor. bulunanlar da bazen konuya hakim olmadığı için yanlış çeviriler yapabiliyor.
"selam ben öğrenciyim" ayağına girip rakibin yeni ürünlerini, kataloglarını, fiyat listelerini toplamaya çalışmak.
kalem, not defteri, anahtarlık, şapka... klasikleşmiş ama her zaman iş yapan ürünler.
"fuara değer miydi?", "ne kadar lead topladık?", "rakip ne yaptı?" gibi soruların havada uçuştuğu sıkıcı ama gerekli toplantı.
powerbank, kalem, not defteri, hatta bazen cüzdan bile... gözünü ayırdığın an buharlaşır gider.
genelde öğrenci veya ek iş yapan genç kızlar. standın görseli açısından önemli, bazen de bilgi verme konusunda yetersiz kalabiliyorlar.
stantların apar topar toplanması, milletin birbirine eşya satmaya çalışması, fuar malzemelerini ucuza kapatma telaşı.
bazı stantların ikramı. kurtarıcı gibidir. yorgunluğuna ilaç gibi gelir.
genelde gümrükte sorun yaşayan, dil bariyeri çeken ama yine de bir şekilde işini halleden, pratik zekalı ekip.
genellikle poğaça, simit, kahve ve bayat kurabiyeden oluşan, bir hafta boyunca aynı şeyleri yemek zorunda kaldığın "gurme" menü.
yan standdaki adamın sesli telefon konuşmaları, hoparlörden müzik dinlemesi veya sürekli bağırarak tanıtım yapması sonucu oluşan psikolojik harp hali.